
7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Kanun; kamu borçlarının tecilinden üretim kazançlarında kurumlar vergisine, yurt dışı gelir istisnasından varlık bildirimine kadar işletmeleri ve gerç.
7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Kanun; kamu borçlarının tecilinden üretim kazançlarında kurumlar vergisine, yurt dışı gelir istisnasından varlık bildirimine kadar işletmeleri ve gerçek kişileri ilgilendiren önemli düzenlemeler içeriyor.
Bu düzenlemeler; üretim yapan işletmeleri, zirai faaliyette bulunan şirketleri, uluslararası ticaret yapan kurumları, teknoloji girişimlerini, çok uluslu şirket gruplarını ve Türkiye’ye yerleşmeyi planlayan kişileri doğrudan etkileyebilir.
Kısa cevap: 7582 sayılı Kanun ile kamu alacaklarında azami tecil süresi 72 aya çıkarıldı, belirli üretim ve zirai üretim kazançları için kurumlar vergisi oranı yüzde 12,5 olarak düzenlendi, şartları sağlayan kişilere 20 yıllık yurt dışı gelir istisnası getirildi ve bazı varlıkların 31 Temmuz 2027’ye kadar bildirilmesine imkân sağlandı.
Kanunla birlikte öne çıkan değişiklikler şunlardır:
7582 sayılı Kanun ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’daki azami tecil süresi 36 aydan 72 aya yükseltildi. Teminat aranmaksızın tecil edilebilecek kamu alacağı tutarı da 1 milyon TL olarak güncellendi.
Bu değişiklik, kamu borçlarını kısa vadede ödemekte zorlanan işletmelere daha uzun vadeli bir ödeme planı oluşturma imkânı sağlayabilir. Ancak tecil otomatik bir hak değildir. Başvurunun ilgili tahsil dairesi tarafından değerlendirilmesi ve ödeme planının işletmenin mali durumuna göre oluşturulması gerekir.
Muhasebe ve ERP sistemlerinde aşağıdaki bilgilerin ayrı ayrı izlenmesi önem kazanacaktır:
Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen mükerrer 20/D maddesiyle, Türkiye’de yerleşmiş sayılmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhı ve vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin, Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna edildi.
İstisna kapsamındaki gelirler için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecek. Başka gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu yurt dışı gelirler beyannameye dâhil edilmeyecek.
İki önemli sınırlama bulunuyor:
Şartların sonradan sağlanmadığının tespit edilmesi halinde tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyaına uğramış sayılabilir. Bu nedenle ikamet, mükellefiyet ve gelir kaynağına ilişkin belgelerin eksiksiz saklanması gerekir.
Ayrıca bu istisnadan yararlanan kişilere, istisna süresi içinde veraset yoluyla intikal eden mallar için veraset ve intikal vergisi oranı yüzde 1 olarak uygulanacaktır.
Teknogirişim şirketlerinin çalışanlarına bedelsiz veya indirimli olarak verdiği pay senetlerine ilişkin ücret istisnasının üst sınırı, çalışanın ilgili yıldaki brüt ücretinin iki katı olarak yeniden belirlendi.
Pay senetlerinin elde tutulmasına ilişkin süreler de kısaltıldı. Bu düzenleme özellikle çalışanlarına hisse bazlı teşvik veya pay opsiyonu sunan teknoloji şirketleri ve büyüme aşamasındaki girişimler açısından önem taşıyor.
Kanunla birlikte “nitelikli hizmet merkezi” kavramı yeniden tanımlandı.
Bir şirketin nitelikli hizmet merkezi olarak değerlendirilebilmesi için temel olarak:
gerekiyor.
Bu merkezlerde çalışan nitelikli personelin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edilebilecek. Belirli endüstri bölgelerinde ve İstanbul Finans Merkezi’nde bu sınır brüt asgari ücretin beş katına kadar uygulanabilecek.
Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yine yurt dışında satılmasından veya yurt dışındaki alım satım işlemlerine aracılık edilmesinden elde edilen kazançların yüzde 95’i kurum kazancından indirilebilecek.
Belirli endüstri bölgelerinde ve İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kurumlar için bu oran yüzde 100 olarak uygulanabilecek.
İndirimden yararlanılabilmesi için temel olarak:
gerekiyor.
Uluslararası ticaret yapan şirketlerin banka transfer tarihlerini, sözleşmelerini, alıcı-satıcı ülke bilgilerini ve işlem bazlı kârlılıklarını muhasebe sistemi üzerinde ayrı alanlarda takip etmesi gerekir.
Nitelikli hizmet merkezlerinin, bu faaliyetler kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların yüzde 95’i kurum kazancından indirilebilecek.
Bazı endüstri bölgeleri ve İstanbul Finans Merkezi’ndeki merkezlerde oran yüzde 100’e kadar çıkabilecek. İndirim, merkezin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren 20 hesap dönemi boyunca uygulanabilecek.
Bu düzenleme, Türkiye’nin bölgesel finans, yazılım, destek, danışmanlık ve operasyon merkezi olmasını teşvik eden önemli bir vergi avantajı oluşturuyor.
Sanayi sicil belgesine sahip olan ve fiilen üretim faaliyeti yürüten kurumların yalnızca üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı yüzde 12,5 olarak uygulanacak.
Aynı oran zirai üretim faaliyetinden elde edilen kazançlar için de geçerli olacak. Düzenleme, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde uygulanacak.
Buradaki kritik nokta, yüzde 12,5 oranının şirketin bütün kazancına değil, münhasıran üretim veya zirai üretim faaliyetinden elde edilen kazanca uygulanmasıdır.
İşletmelerin şu hazırlıkları yapması gerekir:
Muhasebe veya ERP sisteminde üretim kazancı ile diğer kazançların ayrıştırılamaması, indirimli oran uygulamasında ispat ve hesaplama sorunlarına yol açabilir.
Kanunla, gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirebilmesine imkân tanındı.
Türkiye’de bulunduğu halde işletmenin kanuni defterlerinde yer almayan aynı tür varlıklar da bildirim kapsamına alındı. Yurt dışındaki varlıkların bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki bir banka ya da aracı kurum hesabına aktarılması gerekiyor.
Genel vergi oranı yüzde 5 olarak belirlendi. Ancak bildirilen varlıkların belirli yatırım araçlarında tutulacağının taahhüt edilmesi halinde oran düşüyor:
| Taahhüt edilen süre | Vergi oranı |
|---|---|
| En az 5 yıl | %0 |
| En az 4 yıl | %1 |
| En az 3 yıl | %2 |
| En az 2 yıl | %3 |
| En az 1 yıl | %4 |
| Taahhüt bulunmaması | %5 |
1 Ocak 2027 ile 31 Temmuz 2027 arasında yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan ilave edilecek.
Bilanço esasına göre defter tutan işletmelerin, bildirilen varlıklar için pasifte özel fon hesabı açması gerekiyor. Bu fonun iki yıl boyunca işletmeden çekilememesi de düzenlemenin önemli şartlarından biridir.
Teknogirişim rozetine sahip, halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayalı şarta bağlı sermaye artırımlarında yeni bir model getirildi.
Ayrıca kuluçka girişimcileri tarafından, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının belirleyeceği dijital şirket tanımına uygun olarak kurulan şirketler, kuruluş tarihinden itibaren üç yıla kadar oda ücretleri ve aidatlarından muaf tutulabilecek.
Bu değişiklikler, erken aşama teknoloji şirketlerinin kuruluş maliyetlerini azaltabilir ve yatırım süreçlerinde daha esnek finansman modellerinin kullanılmasını kolaylaştırabilir.
İstanbul Finans Merkezi Kanunu’ndaki bazı süreler uzatıldı. Geçici maddede yer alan 2031 tarihi 2047 olarak değiştirilirken, ilgili beş yıllık süre de 20 yıla çıkarıldı.
Ayrıca aynı ücret için iki farklı gelir vergisi istisnasının birlikte kullanılmasını engelleyen bir düzenleme yapıldı.
Kanunun maddeleri için farklı uygulama tarihleri bulunuyor:
7582 sayılı Kanun kapsamındaki avantajlardan yararlanmak isteyen işletmelerin yalnızca mevzuatı okuması yeterli değildir. Muhasebe, bordro, banka, üretim ve dış ticaret kayıtlarının da yeni düzenlemelere göre izlenebilir olması gerekir.
Öncelikle şu kontroller yapılmalıdır:
7582 sayılı Kanun; borçların tecili, uluslararası yatırım, üretim, teknoloji girişimciliği ve varlıkların ekonomiye kazandırılması alanlarında önemli teşvikler getiriyor.
Ancak düzenlemelerde oran, süre, gelir türü ve belge şartları belirleyicidir. Özellikle yüzde 12,5 kurumlar vergisi, yüzde 95 kazanç indirimi ve varlık bildirimi gibi avantajların hatalı uygulanması, sonradan vergi ve ceza riski doğurabilir.
İşletmelerin mevzuat değerlendirmesini mali müşavirleriyle birlikte yapması, muhasebe ve ERP sistemlerini de yeni kayıt ve raporlama ihtiyaçlarına göre hazırlaması gerekir.
Bilgilendirme: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Vergi, muhasebe veya hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. İşlem yapılmadan önce şirketin özel durumu yetkili meslek mensubuyla değerlendirilmelidir.
7582 sayılı Kanun, 4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.
Azami tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarıldı.
Sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim yapan şirketlerin üretim kazançları için kurumlar vergisi oranı yüzde 12,5 olarak belirlendi. Uygulama 2027 vergilendirme döneminde başlayacak.
Kanunda belirtilen varlıklar için son bildirim tarihi 31 Temmuz 2027’dir.
Şartları sağlayarak Türkiye’ye yerleşen gerçek kişilerin yurt dışı kazanç ve iratlarına ilişkin istisna 20 yıl boyunca uygulanacak.
Genel oran yüzde 5’tir. Varlıkların belirli yatırım araçlarında bir ila beş yıl arasında tutulmasının taahhüt edilmesi halinde oran yüzde 4 ile yüzde 0 arasında değişebilir.
e-İmza, mali mühür, KEP ve tüm e-dönüşüm ürünleri için uzman ekibimiz yanınızda.